Homoseksüellerde Sigara İçme Düzeyi

0
477

”Kurtulamadık gitti şu lanet olası sigaradan.”

Tüm dünyanın bir türlü kurtulamadığı ve kurtulabilmek için çok sayıda yasa ve düzenlemelerin hayata geçirildiği ama tam anlamıyla çözümün üretilemediği konu, sigara içimi. Yediden yetmişe herkes içeri oldu, maalesef.

Sigara… Kimilerine göre sağlığımızı satın almak isteyen reklamcılar için gelir kapısı, kimilerine göre var olduğuna sadece kendisinin inandığı duygusunu ifade etmenin bir yolu. Bu böyle gidiyor tabi… Bana göre tam bir bilinçsizlik, başka bir şey değil. Şiir yazabilmek için sigara içmesi gerektiğine inanan kimselere ne şair derim ne de sanatçı. Aşk, duygu kelimelerini sanki bize tiryakiler öğretecek, şu işe bak. Hadi be ordan. Aşk; sağlıktır, yaşam vermektir, öksürmemektir, sigara kokusuna sinmiş bedene sahip olmamak demektir.

Sigara ile ilgili milyonlarca çalışma var ve sigara ile anlamlı ilişkisinin bulunduğu çok sayıda etken gösterilmiş. Bunlardan biri de homoseksüellik ile sigara içme arasındaki ilginç, belki de olmaması gerektiğini düşündüğümüz ilişki. İnsanların kendi tercihleri ya da genetik bir zemin üzerine çevrenin etkisiyle başlayan cinsel kimlik yönelimi sonucu kendilerini homoseksüel olarak kabul eden grupta sigara içme düzeyi incelenmiş ve veriler toplanılıp analiz edilmiş.

Çalışmalar ve istatistiksel analizler; lezbiyen, gay ve biseksüel (LGB) gruplarda sigara içme oranlarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. California Üniversitesi Halk Sağlığı, Tütün Kontrol Proğramı; California bölgesindeki 2005 yılı da kapsayacak şekilde 2005- 2010 yılları arasında yaşayan yetişkin grubun verilerini toplayarak analiz etmiş. 6 yıllık uzun süreçten elde edilen örneklemin büyük olması büyük bir önem taşıyor. Çalışmaya kendilerini lezbiyen, gay veya biseksüel olarak gören 18 ile 65 yaşları arasındaki kimseler dahil edilmiş.

Tütün Kullanma Davranışı

6 yıl gibi uzun bir araştırma sürecinden elde edilen veriler doğrultusunda Californialı LGB popülasyonundaki sigara içme prevelansı %27.4 olarak bulunmuş. Heteroseksüel kimselerde ise %12.9 olarak bulunmuş. Bu farklılığa bir diğer bakış açısıyla bakıldığında LGB popülasyonundaki sigara içilme seviyesi heteroseksüllere oranla neredeyse 2 kat daha yüksek olduğu görülüyor.

Gay erkeklerde sigara içme prevelansı %25.8 iken heteroseksüel erkeklerde bu oran%16.8 olarak bulunuyor. Yani gay erkekler %50 daha fazla sigara içiyormuş.

Lezbiyen grupta ise sigara içme düzeyi %24.4 olarak tespit edilirken heteroseksüel grupta %9.8 olarak bulunmuş, lezbiyen grupta sigara içme düzeyi kontrol gurubuna göre yaklaşık 2.5 kat daha yüksek olduğu gözlenmiş.

Aynı şekilde biseksüel erkek ve kadınların yaklaşık üçte biri(%30.8) sigara içiyor, heteroseksüel erkek ve kadınlarda ise bu oran %12.9 olarak görülüyor. Aradaki fark 2.5 kat.

Yetişkin gay ve lezbiyen grubun verileri birleştirildiğinde (biseksüel olanlar hariç) ise sigara içilme oranı %25.3 olarak görülüyor. Bu oran Californialı heteroseksüellerde %12.9 olarak tespit ediliyor. Aradaki fark ise yaklaşık 2 kat.

1

234

Pasif İçicilik

Çalışmaya göre, LGB kimselerin sigara içilmeyen ortamlarda daha az bulunduğu görülüyor. Ev ortamında sigara içilip içilmediği sorusu yöneltildiğinde ise %40.1 gibi oldukça yüksek bir grup, ev ortamında sigaranın içilmesine izin verildiği görülüyor. Bu oran heteroseksüllerde ise %23.4 olarak görülüyor.  LGB grubunun pasif içicilikten daha fazla etkilendiği görülüyor. Yaklaşık %40(%39.1) gibi bir grup çoğu ortamda sigara içildiğini ve ikincil içimden daha fazla etkilendiği görülüyor. Bu oran heteroseksüellerde ise %31.6 olarak gösterilmiş.

LGB popülasyonunun beşte biri(%20.8) çevresindeki insanların sigara içilmesi durumundan rahatsız olmuyor ve bu oran heteroseksüel gurupta ise %14.1 olarak gözlendiği bulunmuş.

Ayrıca, LGB popülasyonun büyük bir kısmı(69,5) dışarıda sigara içilmesine izin verilen yerlerde daha fazla takılıyor ve bu tür ortamlarda akşam yemeklerini yemeyi daha fazla tercih ediyor. Aynı şekilde gidecekleri restauranların, sohbet ortamlarının ve barların kendilerine uygun olmasına büyük bir önem gösteriyorlar. Bu aslında doğal bir şey ama takıldıkları ortamın sigara içilme oranının yüksek olduğu yerler olması büyük bir etken olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç olarak;

1) CDC’nin 1958 yılında ‘’sigara, akciğer kanseri yapmaz.’’  gibi bir karar alarak yaptığı hatayı hatırlatarak, sigaraya başlamanız ya da sigara içme davranışınızı devam ettirmeniz size bir şey kazandırmayacak ve sizden çok şey götürecektir.

2) Neden-sonuç ilişkisini karıştırmazsak LGB popülasyonunda sigara tüketimi fazla, ancak sigara tüketimi fazla olan bir kimsenin LGB gurubundan olabileceği konusunda net bir bilgi yok.

3) LGB popülasyonunda yüksek sigara içiciliğinin olması size bir kişinin gay olup olmadığı konusunda yardımcı olabilir belki de. Kim bilebilir?

4) Ne olursa olsun yine de sigara içmeyin. Bu kararı alırken cinsiyetinizin ne olduğu önemsizdir, kararsız kalsanız da, cinsiyetinizi inkar etseniz de. Çünkü sigara her koşulda ve cinsiyette zararlı.

Referanslar:                                                                                                                                                         

 1) California Department of Public Health. California Tobacco Control Program cdph.ca.gov/programs/tobacco. June 2013

2) Smoking Among Lesbians, Gays, and Bisexuals A Review of the Literature. Heather Ryan, MPH, Pascale M. Wortley, MD, MPH, Alyssa Easton, PhD, MPH, Linda Pederson, PhD, Greg Greenwood, PhD, MPH. 2001 American Journal of Preventive Medicine.

3) Disparities in Smoking Between the Lesbian, Gay and Bisexual Population and the General Population in California. Elisabeth P. Gruskin, DrPH, Gregory L. Greenwood, PhD, MPH, Marilyn Matevia, MA, Lance M. Pollack, PhD, and Larry L. Bye, MA. American Journal of Public Health | August 2007, Vol 97, No. 8

4) The LGBT Community A Priority Population For Tobacco Control

   

PAYLAŞ
Önceki İçerikZayıflaman İçin Güçlü Bir Neden
Sonraki İçerikAntibiyotik Kullanımında Ebeveynin Rolü ve Önemi
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisiyim. ‘’Başarı, küçük hataların ve başarısızlıkların biraz ilerisinde duran şeydir.’’ sözünü benimseyerek hedefimi çizer ve mücadelemi bu yolda çekinmeden ortaya koymaya hazır; korkusuz, genç tıpçı bir yazarım. Bilmek değil, öğrenmek birincil hedefim.

CEVAP VER