Ölüm Riskini % 23 Azaltıyor ama Bulanların :(

0
249

Onlar da beslenme hakkını kullanabilmeli, en doğalından…

 

Bizler acaba hangisi diyerek seçim yaparken besleneme hakkı elinden alınmış olanlar, bu seçim hakkını kullanmış sayılmayacak. Bu çok üzücü be! Üzülüyorum, çünkü açlıktan hayatını kaybeden bedenlerin var olduğu kara parçasında mutlu olmak en büyük adaletsizliktir.  Allah’ım sen yardım et.(Amin)

Geriye dönüşlerin başladığı bu dönemde en büyük dönüşün beslenme alanında yaşanacağından eminim, hatta eminiz değil mi?  O kadar sert bir dönüş yaşadık ki, etrafımızda attığımız birkaç tur sonucu baş dönmesi yaşayıp sonrasında ters yöne doğru yol almaya başladık. Sonunda doğru yolu bulduk desem de yarın bunun değişmeyeceği konusunda garanti veremiyorum. Her neyse yine uzattım girişi.

Yine bir çalışmadan bahsedeceğim; girişte de bahsettiğim gibi beslenme konusunda yaşadığımız değişiklikler bizi oldukça etkiliyor. ‘’Neyi yemeliyim?’’ sorusu hala tam anlamıyla yanıt bulunabilmiş değil ama yapılan bu çalışmaya göre kuru yemişleri yiyebileceğimizi gösteriyor; tabi aksi ispat edilene kadar.

Günde 10-15 gram fındık, fıstık, ceviz, badem gibi kuru yemiş yiyenlerin kanser, diyabet, kalp-damar, solunum ve sinir sistemi hastalıklarından ölüm risklerinin yemeyenlere göre % 23 daha düşük olduğu belirlendi. Oldukça yüksek bir oran.

Araştırma, günde 10 gr kadar kuruyemiş yiyenlerin alzheimer hastalığına yakalanma riskinin %45 gibi ciddi bir düzeyde azaldığını gösteriyor. Bu miktar yaklaşık olarak avuç içinin yarısı kadarını kastediyor.

peanuts_1567923b

International Journal of Epidemiology’ de yayınlanan araştırmaya göre, kuruyemiş tüketiminin daha da artırılmasının fazladan bir faydası olmuyor. Fazlasına gerek yok dedirten bu çalışmanın ilerleyen yaşantımızı nasıl etkileyeceği tam olarak bilinmese de fiyatların etkileneceği kesin gibi.

Daha önce kardiyo-vasküler sistem başta olmak üzere birçok sistemde de olumlu etkisinin olduğu belirlenen kuruyemişlerin, bu çalışma ile ölüm oranlarını da azalttığı gösterilmiştir.

Araştırma, Hollanda’ da 1986’dan beri takip edilen 55-69 yaş arasındaki 120 bin 852 kişi üzerinde yapılıyor.

Araştırmanın uzmanlarından van den Brandt “Bu tür yiyeceklerin faydalarının tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri, çeşitli vitamin, mineral, lif, anti-oksidant ve diğer besin öğelerinden kaynaklandığının” altını çiziyor.

Paket gıdalar bizi paketleyecek yoksa…

Bu araştırma aynı zamanda gıda endüstrisin sağlıklı dediğimiz besinleri sağlıksız kategorisine dahil ettiğini ve yaşamımızı nasıl etkilediği sorusuna da cevap verir nitelikte. Bu bakımdan önemi biraz daha artmış bir çalışma.

Fıstık çok yararlı bir gıda iken, trans yağlar, şeker, tuz ve başka katkı maddeleri katılıp ambalajlandığında birçok hastalığa davetiye çıkaran acayip bir gıdaya dönüşüyor. Değişik işte, elimizle yapıyoruz bunu.

Sonuç olarak;

1) Sağlıklı yaşamın sırrı; yine ölçülü miktarda, sağlıklı olanının, sağlıklı yollarla tüketilmesi oluyor.

2)Araştırmaya göre; benim de desteklediğim ‘’ hastalıklardan uzak kalmak için ilaca değil, sağlıklı yaşamaya ihtiyacımız var.’’ düşüncesi önem kazanıyor.

3)Beslenme hakkına kavuşamayanların olduğu lanetler dünyasında, besinlerin önemini bilip sağlıklı tüketmek önceliğimiz olmalı.

4)İşlenmiş gıdaya karşı direnişimiz son gaz devam etmeli.

5)Çocuklarımızı, geleceğimizi sağlıksız gıdalara karşı da korumalıyız.

Yoksa ne korunacak çocuğumuz ne de geleceğimiz kalacak…

Referanslar:

1)ije.oxfordjournals.org/content/early/2015/05/26/ije.dyv039.abstract

2)www.maastrichtuniversity.nl/web/Main/Sitewide/News1/DailyConsumptionOfNutsAndPeanutsLinkedToLowerMortalityRates1.htm

3)www.sciencedaily.com/releases/2015/06/150610190920.htm

4)www.telegraph.co.uk/news/health/11666721/A-handful-of-nuts-can-save-your-life-says-new-study.html

5)www.bbc.com/news/health-33076815

 

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikSiz Siz Olun, Böyle Yerlerden Uzak Durun!
Sonraki İçerikBu Ceza Çocuklar için Ağır
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisiyim. ‘’Başarı, küçük hataların ve başarısızlıkların biraz ilerisinde duran şeydir.’’ sözünü benimseyerek hedefimi çizer ve mücadelemi bu yolda çekinmeden ortaya koymaya hazır; korkusuz, genç tıpçı bir yazarım. Bilmek değil, öğrenmek birincil hedefim.

CEVAP VER