Satışlar Devam Ediyor

0
478

‘’Masalsız uyuyan kimsesiz bir çocuğun kulağına eğilip en güzel masal sensin çocuk demek isterdim.’’

 

Günümüz televizyon reklamları oldukça etkili olabiliyor çoğu konuda. Eğer düşünmeye önem vermeyen bir kitle varsa karşınızda sağlık konusunda bile reklam yapıp sağlıklarımızı satın alabilirler ki alıyorlar ve almaya da devam edecekler. Çocuklar günümüzde, yoğun bir şekilde sağlık değeri çok düşük besinlere yönelik reklamlara maruz kaldığını görüyoruz.

Çocuk sağlığının korumasında iki yol izlenir genelde: Birincisi olması gerekenlerin anlatılması, ikincisi de olmaması gerekenlerin hızlı bir şekilde yaşamdan çıkarılması.

Obezitenin gelişmesinde reklamların büyük bir önem taşıdığı konusunda güzel bir çalışma yapılmış ve onu inceleyelim.

51434American Journal of Preventive Medicine’ de yayınlanan araştırma, internette ve kablolu televizyonlarda 12 yaşından küçük çocuklara yönelik programlarda, reklâmların çoğunun fazla şeker, doymuş yağ veya tuz bulunan ürünler için olduğunu gösteriyor. Ne kadar büyük bir tehlikenin bizi beklediğini söylemeye gerek bile yok.

Çalışmada, çocuklara yapılan yiyecek reklâmlarının kısa adı IWG olan Interagency Working Group on Foods Marketed to Children tarafından tavsiye edilen kılavuzla ne kadar uyumlu olduğu mercek altına alınıyor. Kontrol edilme aşamasına bakıyoruz.

Satışa Çıkarılan Sağlıksız Ürünler

2013 Şubat-Nisan ayları arasında kendi yayınlarında 5 ve kablolu kanalda da 2 televizyonda çocukları hedefleyen 103 programdan 354’ününde gıda reklâmı tespit ediliyor.

Reklâmı yapılan ürünler endüstri sınıflama kodları kullanılarak sınıflandırılıyor ve bunların IWG’ nin doymuş yağ, trans yağ, ilave şeker ve sodyum kılavuzları ile uyumu araştırılıyor.

IWG, 2011’ de çocuklara reklâmı yapılan yiyeceklerin beslenme kaliteleri için standartlar getiren bir tasarı yayınlamıştı ama uyulması isteğe bağlı bir şekilde. Tasarının bile değeri yok bu dünyada.

Buna göre, her bir porsiyonda doymuş yağların 1 gram veya daha az, trans yağların 0.05 gramdan az, sodyumun 210 miligram veya daha az, ilave şekerin 13 gram veya daha az olması gerekiyor.

babyAnalizlerde, gıda reklâmlarının %94’ ünün IWG’ nin tavsiye ettiği trans yağ, %68’ inin sodyum, %62’ sinin doymuş yağ ve %20’ sinin de şekerle ilgili kılavuzla uyumlu olduğu, genel olarak “çocukları hedef alan gıda reklâmlarının sadece % 1.4’ ünün IWG kılavuzlarının tümüne de uyduğu” görülüyor. Hımmm başarılı demi? Hayııııııııııııırrr!

Araştırma, neredeyse gıda reklâmlarının hepsinin en azından bir besin tavsiyesi sınırını aştığını, çocukları hedefleyen gıda reklâmlarının daha az sağlıklı bulunan yiyeceklere yönlendirerek çocuk sağlığı başta olmak üzere toplumun en büyük sorunlarına neden olduğu gözleniyor.

Reklamlar Etkiliyor Bizleri

Reklamlara göre yaşıyor olduğumuzu artık kabul edebiliriz. Reklamlara göre acıkıyoruz reklamlara göre yaşamımızı şekillendiriyoruz ve reklamlar doğrultusunda sağlığımızı bile satıyoruz; üstelik çok düşük bir fiyata. Kendi sağlığından vazgeçenler yetmiyormuş gibi promosyon satışları da başlayacak yakında; benden söylemesi.

Araştırmanın uzmanlarından Hingle “Bu şirketler reklâmlarını değiştirebilseler, birçok sağlıklı, yüksek kaliteli gıdalar da üretiyorlar. Reklâmlar çocukların isteme davranış ve tüketimlerini etkiliyor” diyor.

Çocukların isteme davranışını etkilememesi mümkün mü? Yok o cipsiyi yok şu kolayı… Al, al, al, al…

Gıda endüstrisinde son 15-20 yıldır çocuklara yönelik reklam kampanyasının olduğu ve bu da yetmiyormuş gibi ‘’biz istediğimizi yaparız’’ anlayışıyla hükümetin almış olduğu kararları tanımayarak halkın sağlığını çöpe atan bir durumla karşı karşıyayız. Ciddi bir konu olduğunu söylemiştim sizlere.

2006’ da Better Business Bureau ve 10 büyük gıda firması, çocukları sağlıklı yiyecek seçimlerine yönlendiren reklâmları teşvik için Çocuk Yiyecek ve İçecek Reklam Girişimi’ ni (Children’s Food and Beverage Advertising Initiative=CFBAI) başlattılar. Büyük bir başlangıç olmuştu aslında. Tebrik etmek gerekir bu tür kampanyalara imza atan kurum ve kuruluşları. USA’ nın 17 büyük gıda şirketi bu taahhütlere katıldı.

Mesela Burger King 6 yaşından küçük çocuklara yönelik olarak televizyon, radyo, yazılı basın ve internet ortamında, General Mills de okullarda ve okul öncesi çağdakilere reklam yapmayacağı sözü verdi ve buna da uydular. Yaaa, hiç beklenmedik bir davranış değil mi. Tabi ki de hayır. İsterlerse nasıl da uyuyorlar değil mi?

Reklâmlar Azaldı Ama…

Araştırmalara gösteriyor ki 2007 yılından 2013 yılına gelindiğinde çocuklara yönelik yayınlanan reklam sayısında ciddi bir azalma söz konusu ama…

Saatte 8.5 olan yiyecek reklâmlarının saatte 6.4’ e, reklâma ayrılan sürenin de 3:29’ dan 2:21’ e indiği ama bu arada pazarlamanın mühim bir kısmının oyunlar şeklinde internete ve sosyal medyaya kaydığı ortaya çıkıyor. Yani halkın ve özellikle çocukların sağlığını çöpe atmak gibi bir amaca sadık kalan şirketler pazarlama yolunu ve yöntemini değiştirdi ama işler her zamanki gibi tıkırında ilerledi.

Reklâmcıların itirazı var

Boys and Girl Watching Television --- Image by © Studio DL/CorbisMilli Reklâmverenler Derneği (Association of National Advertisers) Başkan yardımcısı Dan Jaffe ise “IWG’ nin teklifinin sonuçlanmadığını, tamamlanmadığını ve desteklenmediğini” söylüyor ve ilave ediyor: “Children’s Food and Beverage Advertising Initiative, çocuklara reklâmı yapılan gıdaların sağlıklılığını önemli ölçüde düzeltti.

Gıda endüstrisi, halkın sağlıklı olduğunu ve şişmanlatmadığını düşündüğü şeyleri yerine getirmek için çok büyük gayret gösteriyor.”

‘Hem suçlu hem de güçlü!’  tam da bunlara deniyor.

Sonuç Olarak;

Ülkemizdeki durumun dünya devletleriyle benzer yönde ilerlediğini görürsek ki çoğu zaman sağlıksız propagandaların ülkemizde daha fazla yapıldığını da düşünürsek hiç de iç açıcı bir sonuç bildiremeyeceğim sizlere. Suçluları tabi ki bizleriz, başka kim olacak.

BİR: Sağlıksız ürünlerin reklam ortamına taşınmasına tamamen karşıyım, bunlara son verilmeli bir an önce.

İKİ: Gıda reklamlarına hem sayısal hem de içerik bakımında sınırlama getirilmelidir.

ÜÇ: Çocuk yaş grubundaki kimselerin reklamlarda boy gösterilmesi yasaklanmalı ve bu durumun oluşmaması sonucunda karşı karşıya kalacağımız durumlar halka anlatılarak halkın bilinç düzeyi artırılmalıdır.

DÖRT: Bu büyük sorunun en büyük çözümcülerinin hükümet yetkilileri ile anne-babaların olduğunu düşünerek hareket edilmelidir.

BEŞ: Obezite ile tam bir mücadele için gıda reklamlarının önüne geçilmesi yolundaki fikirlerin ağırlık kazanması gerekir.

ALTI: Her şeyimizden vazgeçebiliriz ama çocuklarımızdan asla. Bu satış durdurulmalı.

Referanslar:

 

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikYol Yakınken Dön
Sonraki İçerikHücresel Yaşlanma(Çeviri)
‘’Başarı, küçük hataların ve başarısızlıkların biraz ilerisinde duran şeydir.’’ sözünü benimseyerek hedefini çizen ve mücadelesini bu yolda çekinmeden ortaya koymaya hazır; korkusuz, genç bir hekim

CEVAP VER